Vardiya Sırası Neden Sabahtan Geceye Doğru Kurulmalı
Aynı saat sayısıyla çalışılan iki vardiya çizelgesinden biri, yalnızca sıralaması yüzünden çok daha yorucu olabilir. Rotasyon yönünün uyku üzerindeki etkisini anlatıyoruz.
Vardiya çizelgesi çoğu işletmede bir bulmaca gibi ele alınır: kaç kişi gerekiyor, kim izinli, hafta sonu kime denk geliyor. Sıranın hangi yöne aktığı ise genellikle tesadüfe bırakılır. Oysa aynı sayıda saat çalışılan iki çizelgeden biri, yalnızca yönü yüzünden çalışanı belirgin biçimde daha yorgun bırakabilir.
Meselenin özü uyku düzeninin esnekliğidir. İnsan bedeni günü geciktirmeye, yani daha geç yatıp daha geç kalkmaya, öne çekmeye kıyasla çok daha kolay uyum sağlar. Vardiya sırası bu eğilime ters kurulduğunda çalışan her geçişte küçük bir saat farkı yaşamış gibi olur.
Çizelgenin en az konuşulan değişkeni
Bir vardiya sistemi anlatılırken genellikle üç şey söylenir: kaç vardiya var, her biri kaç saat sürüyor, kaç günde bir değişiyor. Dördüncü değişken, yani vardiyaların birbirini hangi sırayla izlediği, çoğu zaman hiç gündeme gelmez.
Sabah, akşam, gece şeklinde ilerleyen bir dizi ile gece, akşam, sabah şeklinde ilerleyen bir dizi kâğıt üzerinde eşit görünür. Toplam saat aynıdır, hafta sonu dağılımı aynı kurulabilir. Bedene sorulduğunda ise bunlar iki farklı düzendir.
İleri rotasyon ve geri rotasyon
İleri rotasyon, çalışma saatinin her değişimde gün içinde daha geç bir dilime kaymasıdır. Önce gündüz, sonra akşam, en sonda gece. Her geçişte kişiden biraz daha geç yatması ve biraz daha geç kalkması istenir.
Geri rotasyon bunun tersidir. Gece vardiyasından çıkan biri sonraki dönemde akşama, ardından sabaha geçer. Her adımda uyku saatini öne çekmesi, yani normalde uyanık olduğu bir saatte uykuya dalması beklenir.
Aradaki fark küçük görünür ama biriktikçe büyür. Gün boyunca uykuya dalma isteği, iş dışındaki saatlerin verimsiz geçmesi ve sürekli bir tazelenememe hissi çoğunlukla bu birikimin sonucudur.
Beden neden gecikmeyi tercih eder
İç saatin doğal döngüsü tam yirmi dört saat değildir; çoğu kişide bir miktar uzundur. Bu yüzden gün ışığı ve alışkanlıklar her sabah saati hafifçe geri ayarlar. Sistem uzamaya yatkın olduğundan, geciktirme yönündeki talepleri daha az dirençle karşılar.
Erkene çekme talebi ise bu doğal eğilime terstir. Bedenin hazır olmadığı bir saatte uyumaya çalışmak, yatakta uzun süre dönüp durmakla sonuçlanır. Uykuya dalış gecikir, uyanma saati ise değişmez; aradaki fark doğrudan uyku süresinden düşer.
Geri rotasyonun sessiz maliyeti
Kısa uyuyan bir çalışan ertesi gün genellikle bunu telafi edemez. Dikkat dalgalanır, karar süresi uzar, tekrarlayan işlerde hata payı artar. Bu etki en çok vardiya değişiminin ilk iki gününde görülür.
İşyeri açısından sonuç, çizelgenin kendisiyle ilgili gibi görünmeyen bir dizi şikâyettir: sık mola talebi, artan küçük kazalar, işe geç kalmalar. Sıralamayı düzeltmek bu şikâyetlerin bir bölümünü kaynağında azaltır.
Bu tabloya bir de yorgunluğun birikimli olduğu gerçeği eklenir. Tek bir kısa gece kolayca atlatılır, ancak arka arkaya gelen birkaç kısa gece sonunda kişinin kendi halini doğru değerlendirme yeteneği de zayıflar. Yorgun bir çalışan çoğu zaman ne kadar yorgun olduğunu fark etmez ve normalde almayacağı riskleri alır.
Vardiya arası boşluk ne kadar olmalı
Rotasyonun yönü kadar önemli bir başka nokta, iki vardiya arasında bırakılan süredir. Bir vardiyadan çıkıp kısa bir aralıkla yeni bir vardiyaya girmek, uykunun tek seferde yeterince uzun olmasını imkânsız kılar.
Uygulamada en zorlayıcı düzen, akşam vardiyasından çıkıp ertesi sabah erken saatte işe dönmektir. Arada kalan süre yol, yemek ve toparlanma ile birlikte hesaplandığında uykuya ayrılan pay çok küçülür. Çizelge kurulurken bu tür geçişlerin ayıklanması gerekir.
Çizelgeyi yazarken bakılacak başlıklar
- Sıra ileri yönlü mü: gündüzden akşama, akşamdan geceye doğru mu ilerliyor
- Üst üste gelen gece vardiyası sayısı makul bir sınırda tutulmuş mu
- Gece bloğunun ardından en az bir tam gün dinlenme bırakılmış mı
- İki vardiya arasındaki en kısa boşluk kaç saat
- Çizelge önceden duyuruluyor mu, çalışan kendi uykusunu planlayabiliyor mu
- Değişiklikler son anda mı yapılıyor, yoksa belirli bir düzeni mi izliyor
Bu başlıkların çoğu ek maliyet gerektirmez. Aynı kişi sayısı ve aynı toplam saatle, yalnızca sıralamayı değiştirerek daha tolere edilebilir bir düzen kurmak çoğu zaman mümkündür.
Çalışanın kendi tarafında yapabilecekleri
Çizelge üzerinde söz hakkı olmayan biri için de yapılacak şeyler vardır. Gece vardiyası dönüşünde parlak ışıktan korunmak, eve ulaştıktan sonra uykuyu ertelememek ve uyku alanını gerçekten karanlık tutmak en çok işe yarayan üç alışkanlıktır.
Uyku saatinin ev halkıyla konuşulup ortak bir kurala bağlanması da önemlidir. Gündüz uykusunu bölen kısa kesintiler, gece uykusundaki aynı süreli kesintilerden daha yıpratıcıdır çünkü tekrar dalmak zorlaşır.
Vardiya değişiminden bir iki gün önce yatma saatini kademeli olarak kaydırmak da geçişi yumuşatır. Bu, tek seferde büyük bir sıçrama yapmak yerine farkı küçük parçalara bölmek anlamına gelir.
Sabit vardiya bir çözüm mü
Rotasyonun zorluklarından söz edilince akla gelen ilk alternatif, herkesin sürekli aynı vardiyada çalışmasıdır. Bunun bir avantajı vardır: beden tek bir düzene alışır ve sürekli yeniden ayar yapmak zorunda kalmaz.
Ancak sabit gece vardiyası da sorunsuz değildir. Çalışan hafta içinde gece düzenine geçse bile izin günlerinde çevresindeki herkes gündüz yaşadığı için tekrar gündüze döner. Böylece haftada iki kez düzen değiştirmiş olur ve kazanılan uyum büyük ölçüde kaybolur.
Bu yüzden sabit düzen ile rotasyonlu düzen arasında mutlak bir üstünlük yoktur. Belirleyici olan, çalışanın sosyal hayatının hangi düzene daha kolay uyduğu ve işletmenin gece kadrosunu gönüllülük esasına göre kurup kuramadığıdır.
Vardiyalı çalışma hiçbir düzenlemeyle tamamen zahmetsiz hale gelmez. Ancak sıranın yönü, aradaki boşluk ve çizelgenin öngörülebilirliği gibi başlıklar üzerinde düşünülmüş bir sistem ile bunlara hiç bakılmamış bir sistem arasındaki fark, hem çalışanın günlük hali hem de işin kalitesi açısından somuttur.