Osmaniye Manşet

Gündeme sade ve sakin bir bakış

Çevre ve İklim

Hava Kirliliği Neden Bazı Gecelerde Aniden Artar?

Kaynaklar aynı kalsa bile kirlilik bir gecede yükselebilir. Bunu belirleyen şey havanın kirleticileri seyreltme kapasitesindeki ani daralmadır.

Bazı kış günleri sabah kalkıldığında hava gözle görülür biçimde ağırlaşmış olur. Bir gün önce açık olan ufuk çizgisi bulanıktır, uzaktaki binalar seçilmez, havada yanık kokusuna benzer bir ağırlık vardır. Oysa bir gecede fabrika kurulmamış, araç sayısı iki katına çıkmamış, ısınma alışkanlıkları değişmemiştir. Kirletici madde miktarı hemen hemen aynı kalmışken kirliliğin bu kadar hızlı artmasının nedeni, havanın o maddeleri seyreltme kapasitesinin belirli bir sınırın altına düşmesidir.

Kirliliği belirleyen iki ayrı şey

Bir yerdeki hava kalitesi yalnızca ne kadar kirletici salındığına bağlı değildir. Aynı ölçüde önemli olan, salınan maddenin ne kadar hızla dağıldığıdır. Aynı miktar duman, geniş bir hava hacmine karışırsa fark edilmez; dar ve hareketsiz bir hava kütlesinin içinde kalırsa kısa sürede yoğunlaşır. Kirlilik böylece bir bölme işlemine dönüşür: pay salınan miktar, payda ise havanın karıştırdığı hacimdir.

Bu paydayı belirleyen başlıca etken, havanın dikey olarak ne kadar yükselebildiğidir. Normal koşullarda yerden ısınan hava genleşir, hafifler ve yükselir; yukarıdaki soğuk hava aşağı iner. Bu dolaşım, yer seviyesindeki kirleticileri yukarıya taşır ve geniş bir hacimde seyreltir. Dolaşım güçlü olduğunda kirlilik ölçülebilir olsa bile hissedilir düzeye çıkmaz.

Havanın üzerine kapak konulduğunda

Bazı koşullarda bu dikey dolaşım durur. Açık ve rüzgârsız kış gecelerinde yer yüzeyi ısısını hızla dışarı verir ve soğur. Yere yakın hava da bu yüzeyle temas ederek soğur. Bunun sonucunda alışılmışın tersi bir durum oluşur: aşağıdaki hava yukarıdakinden daha soğuktur. Soğuk hava ağır olduğu için yükselmez ve olduğu yerde kalır.

Bu tabakalanma, kirleticiler için görünmez bir kapak gibi çalışır. Bacadan ve egzozdan çıkan maddeler belli bir yüksekliğe kadar çıkar, sonra daha sıcak katmana çarparak yayılır ve geri döner. Karışacak hacim birden küçüldüğü için aynı salım, kat kat yüksek yoğunluk üretir. Değişen tek şey havanın yapısıdır; kaynaklar aynı yerinde durmaktadır.

Coğrafyanın payı

Bu durumun etkisi her yerde aynı değildir. Çanak biçiminde, çevresi yükseltilerle kuşatılmış yerleşimlerde soğuk hava yamaçlardan aşağı akıp tabanda toplanır. Rüzgâr da yükseltiler nedeniyle zayıfladığı için yatay dağılma imkânı ortadan kalkar. Böyle yerlerde hava kirliliği aynı salım düzeyinde bile düz bir ovadakinden belirgin biçimde yüksek olur.

Yerleşim düzeni de benzer biçimde etkilidir. Dar sokaklar ve birbirine yakın yüksek binalar, cadde içinde hapsolmuş bir hava akışı yaratır. Kent içinde geniş açıklıkların, yeşil koridorların ve hâkim rüzgâr yönüne açık aksların bulunması, havanın yatay olarak temizlenmesini kolaylaştırır. Bu nedenle hava kalitesi yalnızca bir çevre konusu değil, aynı zamanda bir planlama konusudur.

Neden kademeli değil basamaklı artar

Kirliliğin bu tür günlerde birdenbire yükselmesinin nedeni, karışım yüksekliğinin sürekli değil eşikli davranmasıdır. Hafif bir rüzgâr, tabakalanmayı bozup dolaşımı yeniden başlatabilir; rüzgâr belli bir düzeyin altına düştüğünde ise tabakalanma korunur ve kirlilik birikmeye başlar. Aradaki fark küçük bir hava hareketi olduğu halde sonuç tamamen farklıdır.

Birikim ayrıca gün boyunca sürer. Gece oluşan tabakalanma sabah trafiğiyle birlikte yeni bir yük alır; güneş yeterince ısıtamazsa kapak açılmaz ve akşam üzerine yeni salım eklenir. Bu yüzden birkaç gün süren durgun hava, kirliliğin gün gün üst üste yığıldığı bir tabloya dönüşür. Havanın değişmesiyle birlikte aynı kirlilik yine hızla dağılır.

Kişisel olarak yapılabilecekler

Bu tür günlerde bireysel önlemler etkisiz değildir. Isınma amaçlı yakma işlemlerinin verimli yapılması, bacaların ve tesisatın düzenli bakımı, gereksiz kısa mesafeli araç kullanımının azaltılması, açık alanda atık yakılmaması kaynağı doğrudan azaltan adımlardır. Bu adımların etkisi tek bir hane için küçük görünse de, kirliliğin eşiğe yaklaştığı günlerde toplamı belirleyici olabilir.

Kirliliğin yükseldiği günlerde açık havada uzun süreli ağır fiziksel etkinliklerden kaçınmak, pencereleri günün havanın en durgun olduğu saatlerinde kapalı tutup daha uygun saatlerde havalandırmak yaygın önerilerdendir. Solunum yolu rahatsızlığı bulunan kişilerin bu günlerde kendi hekimlerinin önerdiği düzene uyması gerekir.

Ölçümü doğru okumak

Hava kalitesi ölçümleri hem kaynağı hem de hava koşullarını birlikte yansıtır. Bir gün içinde ölçülen değerin yükselmesi mutlaka salımın arttığı anlamına gelmez; çoğu zaman aynı salımın daha küçük bir hacimde toplandığını gösterir. Bu ayrımı bilmek, hem günlük yorumları hem de alınan önlemlerin sonuçlarını doğru değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Kirliliğin bir gecede artması, sistemin ne kadar dar bir aralıkta çalıştığını gösteren iyi bir örnektir. Aynı kaynaklar, aynı şehir ve aynı alışkanlıklarla, yalnızca havanın karışma kapasitesi değiştiği için tablo tamamen başkalaşır. Bu nedenle uzun vadeli çözüm, kirliliğin görünür olduğu günlere değil, günün her koşulunda salınan miktara odaklanmaktan geçer.